|

İPEK YOLU Türk Halk Oyunları Topluluğu Prof.Dr. Fikret TÜRKMEN ve Prof.Dr. Metin Ekici ile birlikte |
|
|

Turgay KILINÇ ve Bahri ERTEK Japonya Tokyo' da Türk Halk Oyunları Seminerinde |
|
Öğr.Gör. Yılmaz Kılınç İpek yolu, M.Ö. Lidya kralı Giges tarafından, “Kral Yolu” olarak yaptırılan, en kestirme ve kısa yoldur. Tarihte “Kral Yolu” olarak da bilinir. İpek kozalarının Çin’den, Asya ve Anadolu’ya oradan da Avrupa’ya ulaşmasını sağlayan tarihi bir yoldur. Doğunun derinliklerinden batının içlerine kadar uzanan, önce Mısırlıların daha sonraları da Romalıların kullandığı bu yol, Çin’in ipek ve baharatının Batılılar tarafından tanınmasını sağlamıştır. İpek Yolu, Çin-Şian’dan, Moğolistan-Afganistan-Özbekistan-Kazakistan-Türkmenistan-Azerbaycan-İran ve Suriye üzerinden, Anadolu ve Türkiye’yi bir ağ gibi sarmıştır. İstanbul-Trakya ve Balkanlar’dan tüm Avrupa’ya ulaşarak, değişik kara ve d eniz yollarıyla Hindistan’ı, Arabistan’ı hatta Afrika’yı da kapsamıştır. Ayrıca, Ortaçağ’da İpek Yolu, Antakya'dan başlayıp, Gaziantep'ten geçerek İran ve Afganistan'ın kuzeyinden, Pamir Ovası'na kadar uzanmıştır. Selçuklular ve Osmanlılar zamanında da İpek Yolu üzerinde önemle durulmuş, kervanların ve tacirlerin bu yolu güvenle kullanmaları sağlanmıştır. Kervanların bir günde alabileceği yola yani “menzil” üzerine, hanlar ve kervansaraylar yaptırılmıştır. Devlet büyükleri ile hayır sahipleri tarafından, güvenlik ve konaklama gibi hizmet amaçlı yaptırılan bu yapıların, kent merkezlerinde olanlarına “Han”, yol üzerinde olanlarına da “Kervansaray”, “Han” veya “Menzil Han” denilmiştir. Kervansaray ve hanların sultanlar tarafından görkemli yaptırılanlarına da “Sultan Han” adı verilmiş ve bu yapılar vakıflaştırılmıştır. İstanbul'un, Osmanlıların yönetimine girmesinden sonra İpek Yolu da Osmanlı denetimine girmiştir; fakat yeni arayışlar ve bulunan yollar ile önemi azalmıştır. Selçuklular ve Osmanlılarda İpek Yolu ve hanların güvenliğini yüzyıllarca korunmuştur. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Gaziantep Arkeoloji Müzesi, Hasan Süzer Etnografya Müzesini ziyaret etmeden, Tarihi Gaziantep Evleri ve Gaziantep Kalesini görmeden, Yesemek Açık Hava Müzesi, Rumkale, Belkıs/Zeugma, ve Dülük/Doliche Antik Kentini gezmeden, Gaziantep lahmacunu, Ali Nazik kebabı, yuvarlama, içli köfte, keme kebabı ve yeni dünya kebabı (Her yıl Nisan ve Mayıs aylarında bulunmaktadır), simit kebabı, patlıcan kebabı, Cağırtlak (ciğer) kebabı, Dünyaca meşhur Gaziantep baklavası ve fıstık ezmesi tatmadan, |
|
|